Savaş Çocuğu
Bir karanlık odada,
Bir yuvarlak masada…
Kesilirken sözler
İstikballer üstüne,
Sarmalanırken kurşunlar
Özgürlük peçesine,
Biçilirken kefenler
Siyah cevher hatrına,
Körpe hayatlar düşüyor toprağa birer birer
Sorgusuz sualsiz
Topluyor ölülerini analar,
Beşik kadar mezarlara merasimsiz koymak için
Üşüşmeden akbabalar
Sessiz
Panzerlere salıncaklar kuruyor çocuklar!
Çocuk olma hakkıyla
Savaşlardan habersiz
Ve bir gün
Satıldığı güne lanet okurken merhamet,
Zulmün kucağına düşmüş iken adalet,
Bir azap sıkıyor boğazını
Sebepsiz
Sırasıyla ölüyor
Canı tatlıların sırasını tutanlar
Irak diyarlarda fışkırırken kan kokulu cevher,
Kadere çapraz çizikler atıyor çocuklar.
Ve bir gün
Kıpkızıl doğarken ay,
Ve başak sarısı ekinler gibi yanarken umutlar,
Yazgılar da evriliyor sanki
Ve sanki
Şafağa en yakın andaki zifiri yaşıyor
Boş kovanlardan oyuncaklar yapan çocuklar.
Sevda EĞER
Filed Under: Şiir
