Ütopya’ya Giriş

Aslen koloniyal ve federatif yapılara özgün olan, bölgelere dayalı parlementerizm çağın gerekliliklerini karşılayamamaktadır.

Gelişmiş postmodern toplumun sorunlarının pek azı bölgeseldir ve kitlelerin yaşamsal nitelikteki sorunlarının çoğunluğu sıradan halkın anlayamayacağı ve aslında anlamasınında gerekmediği ileri düzeyde uzmanlık ve bilgi birikimi gerektirmektedir.

Aslında kaba  biçimde insanlar hiç bir şeyi bilmek zorunda değil. Ortalama bir insanın algılama ve öğrenme kapasitesinin çok daha üstünde bir veri miktarı insanlara sunuluyor. Herkesten yüksek performans ve yetkinlik bekleyen siyasal, sosyal ve ekonomik yapılar sistemin her gün dahada  karmaşıklaşması yüzünden insanların algı ve öğrenme kapasitesinin üzerine çıkıyor. Bu da tıpkı anlamadığı dersten çakan ve o derse hatta okula tamamen yabancılaşan öğrenciler gibi bir kaçış sendromu yaratıyor halkta. Halbuki ne halkta suç var, ne de yöneticilerde, sorun sistematik, yapısal bir sorun. İnsanlığın daha erken dönemlerine ait olan ve çoktan aşılması gereken bir yapı zorla sürdürülmeye çalışılıyor temsili demokrasi fetişizmi altında. Oysa yaşamın tüm alanları artık ileri derecede profesyonellik istiyor ve bunları herkesin bilmesini ve katkıda bulunmasını beklemek anlamsız…

Site devletçikleri döneminin aristokratları gibi her konuda bir fikri olan insanlar, sistemlerin artan karmaşıklığı karşısında gitgide daha fazla yanılıyorlar. Konunun uzmanları bile toplumun hatta insanlığın kaderini belirleyebilecek konularda; nükleer enerjiden, GDO’lu ya da hormonlu gıdalara ve gıda katkılarına, çevreden ekonomiye, yapılaşma ve kentleşmeden  nüfusa ve bunun devamı sosyo kültürel sorunlara, aşı ve ilaçlarlardan genetik uygulamalara değin karar vermekte zorlanmakta, oysa tüm bu alanlar yaşamsal önemde kritik bir kırılmanın eşiğinde. Teknoloji o kadar ciddi risklerle ilerliyor ki, örneğin laboratuvarda kaza ile ya da kötü niyetle üretilebilecek ölümcül bir mikrop kolaylıkla insan türünün soyunu tüketebilir. Silah sanayinin katlanarak  büyümesi ve kritik sektörlerdeki küresel tekelleşmelerden sözetmeye bilmem gerek var mı?

Ekonomi, sağlık, bilim, eğitim, enerji ve çevre aklınıza ne gelirse gelsin tüm toplumsal sorunların uzmanlık gerektirdiği ve bölgelere dayalı halk temsilcileriyle bu tür sorunları aşmanın olanaksızlığı ortadadır. Bu basit biçimde futbol takımıyla tenis maçına çıkmaya benziyor. Hele üstüne birde o futbol takımının seyircisiyle tenis maçına çıktığınızı düşünün. Kim sallar hakemin “quite, please”ni.

Mevcut sistem uzmanlar yerine  sürekli halk dalkavuklarının ve belagatı kuvvetli olanların yönetimi ele geçirmesi yüzünden zaten son derece verimsizdir. Devletin karar alma mekanizması bu bölgesel liderler eliyle değil, yukarıda sıraladığım alanlarda tabandan tavana yapılandırılmış, devletin her alanda uzmanlaşmasına olanak sağlayacak bir altyapı üzerinde ve tüm bu süreçlerinde tam denetime açılmasıyla gerçekleştirilmelidir.

Nasıl mı?

Tuncay Temiz

No related posts.

Leave a comment

Subscribe Scroll to Top