Kentsel Söğüşüm
Dünyanın her yerinde şehirler yatayda büyür bizde ise dikeyde. Gökdelende yaşam modern bir kafeste yaşamdır aslında. 1000 kişi aynı binada yaşar ama kapı komşusunu dahi tanımaz. Kalabalıklar içinde yalnızlığın resmidir benim için gökdelende yaşam. Zaten doymuş olan yerleşim merkezlerine iş yeri değil de konut amaçlı gökdelen yapmanın insan yaşamına ne gibi bir katkısı olacak anlamak mümkün değil. Elin adamı AVM’leri hem esnafı koruma hem de trafik olmasın diye şehir merkezlerinin 30-40 km uzağına yapma zorunluluğu koymuş, bizde ise en merkezi yerler AVM olmuş, herkesi buluşma noktası o bölgenin AVM’si.
Tüm AVM’lerde aynı markaların bir tekelmişçesine varolmalarını da bir irdelemek gerekir. Bu bana parayı veren düdüğü çalardan başka şeyler söylüyor. Ezberi konuşmak istemem ama pis kokular alıyor burnum bu manzaradan.
Hani 1. Derece deprem bölgesiydik, 1. Derece deprem bölgesine gökdelen mi dikilirmiş? Hadi çaktınız kazıkları diktiniz gökdelenleri. Bir deprem anında ortaya çıkacak manzarayı hiç mi düşünmezsiniz. O binalar varsayalım yıkılmadı ama daha 10 katlı bir apartmana müdahale edebilecek bir itfaiye altyapısı yokken, binlerce gökdelende insanların cayır cayır yanacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok sanırım. Gereken itfaiyede kurulur diyecek aklı evveller varsa, gülemem bile hallerine, öylece bakar kalırım. Mal mal.
Bir de bu binalarda biraz üst sınıf daireler kapıyı 400-500 bin dolar gibi akıl almaz rakamlarla açıyorlarmış. Bunu anlayabilen biri varsa bana da anlatsın rica edeceğim. Bu fiyatlarda talep var mı gerçekten yoksa tamamen spekülatif mi?
Deprem bahanesiyle Türkiye çapında planlanan Kentsel Dönüşüm’ün gizli öznesi, geniş halk kitlelerinden yandaşlara doğru gerçekleşecek, tarihin en büyük sermaye transferi için gereken yasal kılıfın bulunmuş olmasıdır. Bu kentsel dönüşümün gerçekte tam bir kentsel söğüşüm olacağı konusunda kimsenin bir kuşkusu yok aslında ama el mahkum artık.
Adamlar projeyi anlatırken bile “hadi, bir an önce olsun, hadi” dercesine heyecanlarını gizleyemiyorlar. Rantın kokusu çıldırttı, et kokusu almış sırtlanlar gibi sevinçten hepsi çığlık çığlığa.
Tuncay Temiz
No related posts.
